8 Mart 2009 Pazar

8 Mart 2009 Pazar
3 gündür dinlediğim 15 civarı sunumda fark ettim ki, erkeklerin hitabeti kadınlardan çok daha kuvvetli. Hepsi değilse bile çoğu anlattıkları konunun çok önemli olduğuna başta kendileri inanıyor ve hiçbir şey olmasa bile o heyecanı yansıtıyorlar. Kadınlarsa anlattıkları şeyin yanlış olduğunu düşündüklerinden değil ama garip bir güvensizlik içindeler.
Feminist yaklaşım olarak algılamayınız, fakat bunu tamamen erkeklerin cahil cesaretine veriyorum. Kadınların üzerindeki o güvensizlik ve eziklik bildiklerinin bilmediklerinin yanında bir hiç olmasından kaynaklanıyor adeta. Erkeklerinse öyle bir tavrı var ki, sanki varoluşun sırrını çözmüşler de onu anlatıyorlar.
Naçizane görüşüm odur ki, kadınlar, erkeklere oranla kendi yeterliliklerinin ve evren içindeki yerlerinin çok daha fazla bilincindeler. Yoksa, geri kalmalarının arkasındaki neden kesinlikle daha az akıllı, daha az yetenekli, daha az becerikli olmaları değil. Sadece ve sadece kendilerini bilmeleri.

4 yorum:

onurCUK dedi ki...

Kendimi biliyorum; geri kalıyorum...

Zekiyim, inek değil; ondan notlarım düşük...

Pek bir benzettim ben bu cümleleri:)

Şimdi bu ikinci şeyi söyleyen arkadaşın zeki olması bir işe yaramış mı? Bence hayır.

Eee, o zaman buradan hareketle, birinci arkadaşın da kendini bilmesi bir işe yaramamış çıkarımı yapılabilir mi? Bence evet.

:))

neş'e dedi ki...

geri kalma durumu sadece sunum başarısında ha yanlış anlaşılmasın. yoksa çalışmalarda böyle bir durum olduğunu kesinlikle ileri sürmüyorum. sadece buldukları bi' şeyi onu bilmeyenlere anlatırken kendilerini sunum süresince de olsa üstün görmek yerine, bilmedikleri milyon şeyin altında eziliyorlar da bizim bulduğumuz da ne ki moduna giriyorlar sanki. dolayısıyla bu da hitabetlerine yansıyor.
yani, kendilerini bilmesi bir işe yaramıyor diyemeyiz aslında. sadece bunun olumsuz etki yaptığı bir konu var diyebiliriz.
hala feminist yaklaşmıyorum bak :)
zorlarsan kadınlar olarak siz erkeklerden ne kadar üstün olduğumuzdan bahsetmek zorunda kalacağım :P

ozgur dedi ki...

epey saçma
bi konu hakkında bilgin vardır veya yoktur.
bilgin varsa ve bu bilgiyi başkalarına aktarmak istiyorsan önce karşı tarafa güven vermek zorundasın

allahın bidonu çıksın konuşsun. iplemem. önce güvenilir olduğunu belli etsin.
bilmek değil, sunmak önemli. ha yok becereme diyen varsa sunum yapmasın. kendi bilgisini kendine saklasın. paylaşacağı şeyi de adam gibi sunsun karşısındakilere
şimdilik bu kadar
sonra sayar dökerim yine

neş'e dedi ki...

Saçma ya da değil. Bi’ şeyi güzel sunup sunmamak ve o konuyu bilip bilmemek iki ayrık durumdur. İyi biliyorsa güzel sunar denilemeyeceği gibi, kötü sunduğu için de bilmiyordur diyemeyiz. Karşı tarafa güven sunması gerektiği kabul etmediğim bir şey değil. Ben neden güven veremediği konusundaki görüşümü yazdım. Orada sunum yapan 7-8 kişinin bilgilerini kendilerine saklamak gibi bir düşünceleri olduğunu sanmıyorum. Zira öyle olsaydı daveti hiç kabul etmezlerdi. Ama olmadı işte, yeterince dinletemediler, 10 dakikadan sonra dikkatler dağıldı, anlamak için özel çaba gösterildi vs. Bu neden oldu?’yu düşündüm ben. Cevabım da “çünkü güvensiz durdular” oldu. Saçma olabilir güvensiz duruşları, ama mevcuttu. Buna rağmen kendi çalışmalarını elbette kendileri sunacaklardı. Sunum yapacaklar sunum kabiliyetine değil bilgi birikimine bakılarak seçilir zira.
Sonra da neden güvensizler acaba sorusunu sordum kendime. Ve tavırlarından mütevazılık ötesi bir şey akıyordu. Bunları zaten yazıda da yazdım işte.

 
naeknhu © 2008. Design by Pocket